Mezhepciler Mail grubu|2|0

Menü

Eserler / Tezler
 Hepsi (Grup)
 Hepsi Liste
 Tezler
 Kitaplar
 Makaleler
 Tebliğler
 Yeniler
 Popülerler
 Tıklananlar
 SSS / YARDIM

Arama Yap: 

Yeni Eserler

 Vehhabilik ve Arka Planı: Başlangıçtan II. Suûd Devleti'ne Kadar
(Tık: 1639)
In this study it is aimed to reveal the effective ...
 Etkileri Açısından Vehhȃbilik (Suûdi Arabistan Dışı Ülkeler Örneği)
(Tık: 1573)
Emerged in the region of Necd in Saudi Arabia duri...
 Horasan-Maveraünnehir Bölgesinde İsmailîlik
(Tık: 1566)
Abstract
 Karmatîler'in Doğuş ve Gelişim Süreci
(Tık: 1882)
Abstract
 İSLAMOFOBİNİN İSLÂM ARAŞTIRMALARI ÜZERİNDEKİ ETKİSİ
(Tık: 2153)
İslam korkusu anlamına gelen “İslamofobi” kavramı ...

Basılabilir Görünüm İSLAMOFOBİNİN İSLÂM ARAŞTIRMALARI ÜZERİNDEKİ ETKİSİ


Cemil Hakyemez, İSLAMOFOBİNİN İSLÂM ARAŞTIRMALARI ÜZERİNDEKİ ETKİSİ

 Basım Yeri | Yılı:  Ahmet Yesevî Uluslar Arası Türk-Kazak Üniversitesi | 2012
 Kurum (Dergi) | Sayfa:  Ahmet Yesevî Uluslar Arası Türk-Kazak Üniversitesi, | 26-27 Nisan 2012, ss. 33-40.

Özet

 <p style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt" class="MsoNormal"><span style="font-size: 12pt; line-height: 115%; font-family: 'Times New Roman', serif">İslam korkusu anlamına gelen “İslamofobi” kavramı ilk olarak 1991 yılında kullanılmaya başlanmıştır. Kökeni İspanya’nın Müslümanlar tarafından fethine kadar dayandırılan İslam korkusu, son asra gelindiğinde özellikle 11 Eylül 2001 tarihinde Amerika’da İkiz Kulelerin yıkılmasıyla had safhaya ulaşmış, Huntington’un “Medeniyetler Çatışması” makalesiyle de küresel bir çatışmanın dayanağı olarak lanse edilmiştir. Huntington vb. Batılı yazarlar tarafından bu şekilde manipüle edilen İslamofobi, günümüzde Müslümanları bastırma ve ezmenin bir aracı olmuştur.</span> <p style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt" class="MsoNormal"><span style="font-size: 12pt; line-height: 115%; font-family: 'Times New Roman', serif">Batı’da sayıları her geçen gün artmakta olan Müslüman nüfus, aslında suni bir şekilde üretilen İslamofobiden şüphesiz en çok mustarip olan kesimdir. Kendilerine sürekli şüpheyle yaklaşılması onların psikolojik ve sosyal yaşamlarını menfi yönde etkilediği gibi olayın bir diğer yansıması da İslam ilimleriyle alakalı çalışmalar üzerinde olmuştur. Henüz yeni kazanmakta oldukları özgüvenleriyle özellikle Batı üniversitelerinde pek çok İslamî araştırmaya imza atan Müslüman ilim adamları, yaşanan son olaylarla birlikte içlerine kapanma durumunda kalmaya başlamışlardır. Kendilerine karşı oluşturulan negatif ayrımcılık onlarda özgüven azalmasına sebep olmakta ve bu durum onların yeni çalışmalarında daha ziyade savunmacı bir üslup takınmalarına yol açmıştır. </span> <p style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt" class="MsoNormal"><span style="font-size: 12pt; line-height: 115%; font-family: 'Times New Roman', serif">Müslüman ilim adamlarının kendi halklarının geleceğiyle ilgili kaygılarının onların akademik endişelerinden fazla olması son derece doğaldır. Onlar, Müslüman nüfusa yönelik artan baskılar karşısında önceliklerini ister istemez İslâm dininin savunmasına yöneltmişlerdir. Bu çerçevede pratik hayatta daha fazla karşılık bulan konuların öne çıkartıldığını görüyoruz. Özellikle fıkhî konuların ağırlık kazanması kaçınılmaz olmaktadır. Ancak fıkhın daha fazla öne çıkarıldığı bir din algısının, yeni gelişmekte olan İslâm düşüncesine hangi yönde etki edeceği konusu yeni tartışmalara yol açacak gözükmektedir. </span>

Abstract

 İslam korkusu anlamına gelen “İslamofobi” kavramı ilk olarak 1991 yılında kullanılmaya başlanmıştır. Kökeni İspanya’nın Müslümanlar tarafından fethine kadar dayandırılan İslam korkusu, son asra gelindiğinde özellikle 11 Eylül 2001 tarihinde Amerika’da İkiz Kulelerin yıkılmasıyla had safhaya ulaşmış, Huntington’un “Medeniyetler Çatışması” makalesiyle de küresel bir çatışmanın dayanağı olarak lanse edilmiştir. Huntington vb. Batılı yazarlar tarafından bu şekilde manipüle edilen İslamofobi, günümüzde Müslümanları bastırma ve ezmenin bir aracı olmuştur.<br />Batı’da sayıları her geçen gün artmakta olan Müslüman nüfus, aslında suni bir şekilde üretilen İslamofobiden şüphesiz en çok mustarip olan kesimdir. Kendilerine sürekli şüpheyle yaklaşılması onların psikolojik ve sosyal yaşamlarını menfi yönde etkilediği gibi olayın bir diğer yansıması da İslam ilimleriyle alakalı çalışmalar üzerinde olmuştur. Henüz yeni kazanmakta oldukları özgüvenleriyle özellikle Batı üniversitelerinde pek çok İslamî araştırmaya imza atan Müslüman ilim adamları, yaşanan son olaylarla birlikte içlerine kapanma durumunda kalmaya başlamışlardır. Kendilerine karşı oluşturulan negatif ayrımcılık onlarda özgüven azalmasına sebep olmakta ve bu durum onların yeni çalışmalarında daha ziyade savunmacı bir üslup takınmalarına yol açmıştır. <br />Müslüman ilim adamlarının kendi halklarının geleceğiyle ilgili kaygılarının onların akademik endişelerinden fazla olması son derece doğaldır. Onlar, Müslüman nüfusa yönelik artan baskılar karşısında önceliklerini ister istemez İslâm dininin savunmasına yöneltmişlerdir. Bu çerçevede pratik hayatta daha fazla karşılık bulan konuların öne çıkartıldığını görüyoruz. Özellikle fıkhî konuların ağırlık kazanması kaçınılmaz olmaktadır. Ancak fıkhın daha fazla öne çıkarıldığı bir din algısının, yeni gelişmekte olan İslâm düşüncesine hangi yönde etki edeceği konusu yeni tartışmalara yol açacak gözükmektedir. <br />
 Yazar | E-posta:  Cemil Hakyemez | cemilhakyemez@hitit.edu.tr
 Emeği Geçen | Emek Türü:  vy, vy | vy
 Tam Metin Adresi:  vy
 Notlar:  vy
 Tarih | Gönderen:  22.11.2012 | cemilhakyemez
 Tık:  2153
 Puan:   Puan:0  Oy:0 (Puan Cetveli: 1 = en kötü, 10 = en iyi)
 Yorumlar:  0 Yorumlar


Yazarın Diğer Eserleri

Geri Dön
Giriş sayfam yap Sık kullanılanlara ekle Kullanım Koşulları   © 2006 Mezhep.Org Tüm Hakları Saklıdır. Tasarım: Maggie SkyPortal.net Sayfa Başına Dön